Ana SayfaAna Sayfa
Untitled Document
Yoğunuz.. Bir arkadaşımızın derdini dinleyemeyecek kadar yoğun. Oturup kendimizi düşünemeyecek kadar.. Yolumuzun üstünde gözümüze çarpan çiçeklerle ilgilenemeyecek kadar.. Bir kere bile tefekkür edemeyecek kadar.. Bir sabah kalkıp güneşin doğuşunu izleyemeden öleceğiz. Birbirimizi tanımadan öleceğiz..
Lütfen Rahatsız Etmeyin!

Yoğunuz, hem de çok yoğun. Ve üstelik yorgunuz. Göz kapaklarımız kapanıncaya dek meşgulüz.

 

Hep bir şeylerin peşinde tüketmekteyiz zamanı. Kadınlar ev temizliği ve ortalığı toplamak dedikleri şeyleri yaparken, erkekler yolda, trafikte eritmekte zamanı.

Kimi zaman otobüste, kimi zaman televizyon ya da bilgisayar başında, kimi zaman da derslerimizle yaşamaktayız hayatı.

 

Kime rastlasam yoğun ve yorgun bu aralar. Kimi dersler diyor: “Onlarca ders var çalışmam gereken.” Kimi ev işleri diyor: “Çocuklarla uğraşıyoruz akşama kadar.” Kimi işler diyor: “Bilirsin para kazanmak kolay değil.”

 

* * *

 

Yorgun kalabalıkların arasında akşama kadar gezip iyice dinlendikten sonra eve dönüş yolunda birkaç şey almak için bakkala uğruyorum. Neden insanlar bu kadar yoğun diyorum, nedir bu koşuşturmaca?

“Hayata tutunmalı” diyor.

Bakkal hayatı yağ markası sanıyor.

 

Ama hayatın tutamaçları yok ki diyorum kendi kendime. Bir bakkala bunu nasıl anlatmalı?

Hayat, kremalı bir bisküvi gibidir, bazen kremanın içinde gibi rahat hissedersin kendini, bazen de kremayla birbirine tutturulan yer ve gök arasında sıkışmış gibi.

Bazen sıcakkanlı olasın gelir, fırından yeni çıkmış gibi; bazen de dermanın yoktur, akşama dolapta kalmış yaşlı ve bayat ekmek gibi.

 

Ardından benzer birkaç şey daha sorunca, her uğradığımda benle uzunca muhabbet eden bakkal ilk defa bir an önce yok olup gitmemi istiyor. Hayırlı işler dileyip çıkıyorum ama birazdan geri dönüp aldıklarımın ücretini ödeyip ödemediğimi soruyorum. Kusura bakmayın bu aralar biraz dalgınım diyorum. Rafların birinde bir kremalı bisküvi alay edercesine sırıtıyor.

 

* * *

 

Yoğunuz..

Bir arkadaşımızın derdini dinleyemeyecek kadar yoğun. Oturup kendimizi düşünemeyecek kadar.. Yolumuzun üstünde gözümüze çarpan çiçeklerle ilgilenemeyecek kadar.. Bir kere bile tefekkür edemeyecek kadar..

 

Bir sabah kalkıp güneşin doğuşunu izleyemeden öleceğiz. Birbirimizi tanımadan öleceğiz..

Okunma Sayısı : 2401

   
Yazarın Önceki Makaleleri
» Terörist Serçeler, Masum Kargalar
» İçimdeki Issızlık
» Bir Gencin Savaş Notları
» Elektrikler Kesilince...
» Avare!
» İstanbul’un Gözleri Mavi
» Sensizliği Yitirdim
» Çalıntı Umutlar
» Kapanış Konuşması
» İyice Eskimeden Ölmeli
» Kefen Reklamı
» Kitap ve Ben
» Şehir Karanlık Kusuyor
» Kara Basamak
» Hübürürüp
» Milli Takım Sponsoru Halk Ekmek Sunar
» Emanet
» Saygısız İnfaz
Yorum Ekleme
Adınız E-Posta
Şehir Ülke
Yorum

Emine

Akıcı sade bir üslûpla çok şey anlatmışsınız gerçekten...Yüreğinize sağlık... Yoğunuz, yorgunuz...Fanilikle meşguluz...

Ahmed ünal
Tr
Eskişehir
yoğunum.:(

nursima
türkiye
istanbul
çok güzel yazdırılmış. maşallah! allah devamını getirir inşallah

avare
türkiye
istanbul
insan birkaç damla kan binbir türlü endişe.. ölümlü dünya sabretsek hepimiz ölecez ama biz ölmeden ölmeyi seçenler.. Allah yardımcımız olsun inş.

meryem
turkıye
samsun
cok guzel ve dogru sozler fakat bundan nasıl kurtulacagız caresızız...

fatma
türkiye
kocaeli
mükemmel bi anlatış.çok güzel olmuş. Allah daim eder inş...

nehir aydın
türkiye
istanbul
yoğunluk...Evet,yoğunluk hayatı unutturacak kadar sokulduysa durup düşünmeli.Fakat tercihim boşa geçen derin,değerli zamanlara yenik düşmek değil,özveri de gerekse faydalı olmak adına yoğun kalmak olurdu her zaman...Bizim toplum olarak mustaripliğimiz de bu sanırım...Ya nefes alamayacak kadar yoğun;ya alınan nefesi farketmeyecek kadar boş...Bomboş..

özdemir
dünyalı
istabul
ellerin dert görmesin ):

fatma
türkiye
istanbul
abı cok gusel yasıyosun ya agzına saglık

yağmur ilgün

yorgunuz, çünkü; hayattan beklentilerimiz çok, üzerimizde taşıyamacağımızdan fazla yük yüklenmişiz.hal böyle olunca yaşamı değerlı kılan şeylerden uzaklaşmışız. yaşamak için çalışmamız gerekirken, çalışmak için yaşar hale gelmişiz..modern hayatın belki de en acımasız yönü de bu..yalnız, yoğun ve yorgun insanlar..

musab
belcika
genk
allah basarilarinin devamini getirsin insallah abim;siz ve sizin gibilerin sayesinde fark edipte dusunmedigimiz seyleri bize hatirlatiyorsunuz allah muvaffak etsin!!!

ismail
kazakistan
astana
acaba kaç kişi bu yazıynı okuyuncaya kadar bu gerçekleri farketmeiştir bilemiyorum.Eline SAğlık.

sare nokta

iç-im...
...günlük telaşlarımızın bittiği yerdedir aslında ebedi huzur; telaşlarımızı büyüttüğümüzölçüde yorgunuz; yoruyoruz birilerini... heyhat dünya! kim seninle yar oldu ki ebediyete! nokta! /teşekkürler; güzelldi.../

Emrah
Türkiye
iStanBuL
EWet haKKetten Yoqunum :) Bu yazıyı biLe Zor Okudum Cevap yazamayabiLİrdim yoqunLuktan Yüreğine SAĞlık KardEşim...

kerime aslı
türkiye
istanbul
Düşerken gözlerimden hayat Koşuyorum arkasından Tutuyorum yorgun ellerinden İstemese de.. Savuruyorum ceplerinden intiharları Çekiyorum kıyılardan.. Yüz çevirip telaşlara Kaybolmadan, kaybetmeden Aldırmadan bakışlara, Sorgulara... Dinlemeden ya da.. Kaçırıyorum, Kaçıyorum.. Geceye.. Belki, kimbilir.. Gece de korkar karanlıktan Bırakmıyorum bir başına onu da Serpiyorum ortasına hayatın, Çeşni niyetine.. Işık oluyorum derinine Yalnızlığına eş... saygıyla kerime aslı

meryem şahin
türkiye
istanbul
çok sade, akıcı bir dille anlatılmış yerinde ve güzel tesbitler. tebrikler sayın Kibritçi.

Nebi Şahan
Türkiye
Kayseri
Değişken hayatımızın değişmeyen sorunu emeğine sağlık dostum...

rabia akyuz
turkıye
istanbul
s.a.yazılarınız çok güzel mevlam daim etsin inşaalllah devam edin yazmaya a.e.o.

İkbâl
Türkiye
İstanbul
Orjinal incelemelerle yaşamın kendisini yaşa(ya)madığımız gözler önüne serilmiş. Tebrikler.
 
Ahmet Taşgetiren
Ali Ramazan Dinç
Emine Şenlikoğlu
Hayrettin Karaman
Hekimoğlu İsmail
Latif Erdoğan
M. Fethullah Gülen
Mahmud Es’ad Coşan
Mehmet Kırkıncı
Mustafa Sungur
Mustafa İslamoğlu
Nazan Bekiroğlu
Osman Nuri Topbaş
Said Özdemir
Sezai Karakoç
Vehbi Vakkasoğlu
Ümit Meriç
Şule Yüksel Şenler

 
Afyoni
Bayram Kusursuz
Birol Topuz
Ceyhun Emre Teoman
Cüneyt Eren
H. İsmail Gazi
M. Sacit Arvasi
Musa Hûb
Ramazan Kerpeten

 
Abbas Erdoğan
Abdulkadir Öğdüm
Abdullah Doğan
Abdullah Kibritçi
Ahmet Albayrak
Ahmet Alp Altay
Ahmet Solmaz
Ali Keçe
Alper Selçuk
Altuğ Öztürk
Arif Onur Solak
Arzu Cihangir
Aykut Kaya
Ayşe Bağca
Ayşe Koçer
Ayşe Zorlu
Ayşegül Genç
Bay Hiç
Bedri Katipoğlu
Berk Eker
Berna Pak
Bilal Ani
Bilal Atış
Bilal Can
Burak Cem
Cahid Sinan Belhi
Can Yılmaz
Cemile Gözde
Cevat Benar
Cihat Albayrak
Cihat Furkan Güler
Danyal Nacarlı
Derman Dertli
Derman Durak
Doğan Polat
Efe Kırmızı
Elif Güvey
Emine Batar
Emine Yavuz
Emrullah Can
Enes Beşer
Eray Korkmaz
Eren Alp Sıdkızade
Esma Bilben
Eylül Aydan
F.Mehmet Tiyanşan
Fatih Dağlar
Fatma Yüksel
Fâtıma Zehra Merinos
Feride Özge Çaylak
Feyza Çubuk
Feyza Yılmaz
Fikriye Turan
Filiz Konca
Fuat Türker
Göksun Taşpınarlıoğlu Düzcü
Hakan İlhan Kurt
Handan Everest
Hatice Su
Hilal Küçük Özdamar
Hurşit Nasiri
Kadim Dolunay
Kalender Yıldız
Kemal Baş
Kübra Doğan
Lâl-i Rehgüzâr
Lâle Yârâ
Levent Çakıroğlu
Leyla Karaca
M. Ebuzer Gülter
M. Lübeyne Bal
M.Sait Konar
Mahmud Celal Özmen
Meftun–ı Gül
Mehmet Akif Yazılıtaş
Mehmet Kızılay
Mehmet Yaşar Genç
Mehmet Şar
Muhammed Esiroğlu
Muhammed Meriç
Musa Karakaya
Mustafa Kurt
Mustafa Nazif
Oğuzhan Gencer
Osman Girgin
Rabia Çağlayan
Raziye Betül Çetin
Reyhan Güner
Rıfat Araz
Sami Rencber
Sare Nokta
Sarper Sağlam
Seda Atmaca
Sefa Toprak
Seher Ortaöner
Selami Ay
Selim Doğan
Selma Sezen
Sezer Çalışkanoğ
Sümeyra Aktaş
Sümeyra Demir
Tûbâ Hacılarlı
Uğur Akdin
Veysel Türk
Yakup Emrah
İbrahim Akın
Yelda Adley
İkbâl Betül Armağan
İnci Okumuş
Yusuf Eralp
Yüksel Acar
Zeynep Çayır
Zeynep Çoşkun
Zeynep Şimşek
Ziya Paşa Akyürek
Züleyha Çay
Zümre Altan
Ömer Ekinci Micingirt
Ömer Faruk Erdem
Ömer Şahinli
Özge Çaylak
Öznur Altıntaş
Şahan Coker
Şerif Aydın

 
Abbas Akpolat
Arzu Durmuş
Aysun Yollardagezer
Ayşegül Tûlû
Cemal Kaya
Eda Aktaş
Elif İşyar
Eyyup Yaşar
Fatma Altuner
Ferhat Bayraktar
Gül Nisa
Harun Ata
Hasan Meydan
Hülya Yücel Ergün
Kevser Banu
Melek Koçak
Meryem Seval Ağarı
Murat Ebruli
Mustafa Akıncı
Mustafa Nur Sezer
Müberra Aktürk
Pinhan
Sami Yaylalı
Selman Maltaş
Sinay Avşar
Talip Sevilay
Tûba Bozkurt
Yağmur İlgün
Yaşar Karayiğit
Ümit Demir
Yusuf Tımarlı
Yusuf Şahin
Zafer Şık
Şevket Çağrı
Şüheda İslâm

Site İçi Arama
Yakinlarimiz
Ahmet Taşgetiren

Firaset net

Altınoluk

Hayrattin Karaman

Hekimoğlu İsmail

M.Fethullah Gülen

M.Es'ad Çoşan

Mustafa İslamoğlu

Gönül Dünyamız

Vehbi Vakkasoğlu

Herkül

Sorularla İslamiyet

Yeni Ümit

Yenidünya Dergisi

Kurtuba Dergisi

Feta Medeniyeti

Değirmen Dergisi

Darulfünun

Filbahar Dergisi

 
Son YorumlarIrak’a Nebi Eliyle Yapılan Tayin...
Ne kadar güzel... Hatırlatanlardan Allah razı olsun.. (Nimet)

Kahvenin 400 Yıllık Hatrı
Türkmen bey kardeşim sızıntıda çıkan yazı da bu kardeşimize aittir. Yuşa IRMAK Yayın Yönetmeni (Yusa IRMAK)

Kahvenin 400 Yıllık Hatrı
Kopya! Sizintinin bir kac yil once yayinladigio yaziyi ariyordum, bu cikti karsima ayip yahu, suslu ... (Turkmen)

Annenin Doğum Günü
Annemin doğumda neler çektiğini bir daha bana hatırlattınız. Teşekkür ederim. Bir de babam ile ilgil... (zeynep karaaslan)

Siyahî Köle
sen ne olduğumuzu nerede kim olduğumuzu ne için varolduğumuzu bize ne kadar aciz olduğumuzu bana bir... (Esra)

Hakkımızda | İletişim | Körpe Kalem Olmak
2006 (c) KörpeKalemler.com | Her hakkı mahfuzdur.