Ana SayfaAna Sayfa
Untitled Document
Annesi olmakla, anne olmak farklı şeylerdir dedik. Penceremin kenarında minicik saksısında duran sümbüle bakıyorum… Baharın muştusu… Küçük sümbüllerimiz birer birer baş göstermeye rayihalar salmaya başladılar. Artık bayrak bizde… Dünya devran yeri, gelip geçmenin yeri… Anne olmanın sırası bizlere geldi. Duygusallıktan beslenip hayal gücümüzle dualarımızla, sevgimizle, bilincimizle, inancımızla çiçek nazeninliğindeki evlatlarımızı yetiştirmede sıra… Vira bismillah!
Varlığın İki Hecesi: Anne

Anne olmayı kelimelere dökme denemesidir bu. Kelimelerle ifade çabasıdır, yaşanılası bu mükemmel duyguyu hikâye etmenin çırpınışı.

 

Hayalimde bir tuval var, elimde paletim, anneliğin resmini yapmaya çalışıyorum, bir gökkuşağı çıkıyor ortaya. Bir renk cümbüşü arasında kayboluyor zaman. Mavisi dinginliği, sarısı geçiciliği, yeşili huzuru, kırmızısı celali, turuncusu coşkuyu anlatıyor belki de… Eğer bir “evlatsanız” annenizi böyle görürsünüz… Ya anneyseniz? Anneliği anlatmaya çırpınışlarınız tuvalde gittikçe karmaşıklaşır. Bir anneye sahip olmak ve anne olabilmek farklı şeylerdir çünkü.

 

Eğer bir anneniz varsa, hayattaysa, ya da en azından başınızı okşamışlığı varsa içinizi o tatlı his kaplayıverir. Annesiyle hoş olmayan paylaşımları olanlar da vardır belki; ama o sığınma duygusu, o tarifsiz çaresizlik, çaresizlik içre mutluluk, isterse hükümdar olsun, isterse iki büklüm, ürpertir insanı. Annesi olmanın ne demek olduğunu en iyi bilen, annesini kaybedenlerdir şüphesiz. Nisyan ile hemhâl olan ruhlarımız çoktan sigortalamışken her şeyi, bir deprem, bir alabora şükretmeyi hatırlatır bizlere. “anne karnı huzuru” diyordu geçenlerde dilime dolanan bir şarkının sözlerinde. Söylesenize, şu dünyada daha emniyetli bir yer daha var mı annenin kapsama alanından başka? Reflekslerimizle bile yâd ediveririz, canımız yanınca, ruhumuz daralınca. Allah’ın şefkatinden nasiplendirdiği o cânları…

 

ana başta tâc  imiş her derde ilâc  imiş

bir evlat pîr olsa da anaya muhtâc  imiş

 

 

Annesi olmak bir zaman tüneline binmek biraz da.  Bir insanın geçmişinin teşekkülünü sağlayan ilk, belki de tek varlıktır anne… Anne temel atandır, ömrü boyunca onun diktiği direkler üstüne inşa eder evlat, ne inşa ederse… Medrese inşa eder kimi, kimi baraka, kimi bir vakıf, kimi bir barınak, kimi tarumar eder hem evini hem kendini, kimi bakar gözü gibi, temelden beslenir kimi, her gün bir kat daha çıkar üstüne… Evin temeli besmeleyle atıldı ise, temel sağlam olmuş olur. Besmeleyle verdiyse sütünü anne, besmeleyle pişirdiyse çorbasını, evin temeli sağlam demektir. Fay hatları geçse de altından ufak tefek depremler olsa da temeli sağlamdır evin. Ustası sağlamdır…

 

Anne zaman tünelinde ardımızdan yanan bir ışıktır hep. Ne zaman karanlıkta kalsak, geçmişimizdeki ışık ardımızdan vurur da önümüzü görür, yolumuzu kaybetmeyiz. Işık bazen cılızdır,  bazen gölgemizi kısaltır. Gök gürlediği zaman anne ne öğrettiyse, 70 yaşında da onu söyler insan… Annesine sarılan çocuk, gök gürlediğinde, sonra yine bulabilir mi annesini? Ya sağ elini göğsüne koymasını öğreten bir annenin çocuğu, salâvat getirivermez mi şimşekler evini nura boğduğunda?

 

Anne bir ev değil aslında bir nesil inşa eder. Nakış nakış imzalıyoruz çocuklarımızın ruhlarını. Ağzımızdan çıkan her söz, yudumladığımız su belki, anlattığımız masal, pişirdiğimiz yemek, akşam yemeğinden sonra ne yaptığımız, her şey ama her şeyle işliyoruz çocuklarımızı. Çıkan tablodan kendisi bile ürken bir anne olarak en çok anneme gülümsüyorum. Hep hayıflanır durur size doyamadım, sizi saramadım, sizinle fazla paylaşım yaşayamadım diye… Oysa ne çok tatlı hikâye vardır zihnimde.  Annelik doyumsuzluk belki de.

 

Birey olma bilincini evladına verebilmenin tahsille ilgisinin olduğunu düşünmeyenlerdenim. Kendime güvenmeyi öğreten annemdir hep. İlk karalamalarımı alaya almayıp benim sesimden dinlemek isterdi anneciğim. Acıklı şeyler olmasa da yazdıklarım, hep bir iki damla belirirdi gözpınarlarında. Belki de bu yüzden yazının ve sesin buluştuğu radyoculuğu meslek edindim kendime.  O benim geçmişim, temelim ve görev olanca ağırlığıyla şimdi biz annelerin üstünde.

 

Annesi olmakla, anne olmak farklı şeylerdir dedik. Penceremin kenarında minicik saksısında duran sümbüle bakıyorum… Baharın muştusu… Küçük sümbüllerimiz birer birer baş göstermeye rayihalar salmaya başladılar.  Artık bayrak bizde… Dünya devran yeri, gelip geçmenin yeri… Anne olmanın sırası bizlere geldi.  Duygusallıktan beslenip hayal gücümüzle dualarımızla, sevgimizle, bilincimizle, inancımızla çiçek nazeninliğindeki evlatlarımızı yetiştirmede sıra… Vira bismillah!

 

Hilâl Küçük Özdamar

Okunma Sayısı : 57

   
Yorum Ekleme
Adınız E-Posta
Şehir Ülke
Yorum
Henüz eklenmiş bir yorum bulumamadı!
 
Ahmet Taşgetiren
Ali Ramazan Dinç
Emine Şenlikoğlu
Hayrettin Karaman
Hekimoğlu İsmail
Latif Erdoğan
M. Fethullah Gülen
Mahmud Es’ad Coşan
Mehmet Kırkıncı
Mustafa Sungur
Mustafa İslamoğlu
Nazan Bekiroğlu
Osman Nuri Topbaş
Said Özdemir
Sezai Karakoç
Vehbi Vakkasoğlu
Ümit Meriç
Şule Yüksel Şenler

 
Afyoni
Bayram Kusursuz
Birol Topuz
Ceyhun Emre Teoman
Cüneyt Eren
H. İsmail Gazi
M. Sacit Arvasi
Musa Hûb
Ramazan Kerpeten

 
Abbas Erdoğan
Abdulkadir Öğdüm
Abdullah Doğan
Abdullah Kibritçi
Ahmet Albayrak
Ahmet Alp Altay
Ahmet Mersan
Ahmet Solmaz
Ali Keçe
Alper Selçuk
Altuğ Öztürk
Arif Onur Solak
Arzu Cihangir
Aykut Kaya
Ayşe Bağca
Ayşe Koçer
Ayşe Zorlu
Ayşegül Genç
Bay Hiç
Bedri Katipoğlu
Berk Eker
Berna Pak
Bilal Ani
Bilal Atış
Bilal Can
Burak Cem
Bülent Yıldırım
Cahid Sinan Belhi
Can Yılmaz
Cemile Gözde
Cevat Benar
Cihat Albayrak
Cihat Furkan Güler
Danyal Nacarlı
Derman Dertli
Derman Durak
Doğan Polat
Efe Kırmızı
Elif Güvey
Emine Batar
Emine Yavuz
Enes Beşer
Eray Korkmaz
Eren Alp Sıdkızade
Esma Bilben
Eylül Aydan
F.Mehmet Tiyanşan
Fatih Dağlar
Fatih Mehmet Mirza
Fatma Yüksel
Fâtıma Zehra Merinos
Feride Özge Çaylak
Feyza Çubuk
Feyza Yılmaz
Fikriye Turan
Filiz Konca
Fuat Türker
Gül-i Zâr
Göksun Taşpınarlıoğlu Düzcü
Hakan İlhan Kurt
Handan Everest
Hasan Parlak
Hatice Su
Hilal Küçük Özdamar
Hilal Mersan
Hurşit Nasiri
Kadim Dolunay
Kalender Yıldız
Kemal Baş
Kübra Doğan
Lâl-i Rehgüzâr
Lâle Yârâ
Levent Çakıroğlu
Leyla Karaca
M. Ebuzer Gülter
M. Lübeyne Bal
M.Sait Konar
Mahmud Celal Özmen
Meftun–ı Gül
Mehdi Akan
Mehmet Akif Yazılıtaş
Mehmet Kızılay
Mehmet Yaşar Genç
Mehmet Şar
Melek Ulusoy
Muhammed Esiroğlu
Muhammed Meriç
Murat İlktur
Musa Karakaya
Mustafa Kurt
Mustafa Nazif
Oğuzhan Gencer
Osman Girgin
Rabia Çağlayan
Raziye Betül Çetin
Reyhan Güner
Rıfat Araz
Sami Rencber
Sare Nokta
Sarper Sağlam
Seda Atmaca
Sefa Toprak
Seher Ortaöner
Selami Ay
Selim Doğan
Selma Sezen
Sezer Çalışkanoğ
Sümeyra Aktaş
Sümeyra Demir
Tûbâ Hacılarlı
Uğur Akdin
Veysel Türk
Yağmur Muhacir
Yakup Emrah
İbrahim Akın
Yelda Adley
İkbâl Betül Armağan
İnci Okumuş
İrfan Yeral
Yusuf Eralp
Yüksel Acar
Zeynep Çayır
Zeynep Çoşkun
Zeynep Şimşek
Ziya Paşa Akyürek
Züleyha Çay
Zümre Altan
Ömer Ekinci Micingirt
Ömer Faruk Erdem
Ömer Şahinli
Özge Çaylak
Öznur Altıntaş
Şahan Coker
Şerif Aydın

 
Abbas Akpolat
Arzu Durmuş
Aysun Yollardagezer
Ayşegül Tûlû
Cemal Kaya
Eda Aktaş
Elif İşyar
Eyyup Yaşar
Fatma Altuner
Ferhat Bayraktar
Gül Nisa
Harun Ata
Hasan Meydan
Hülya Yücel Ergün
Kevser Banu
Melek Koçak
Meryem Seval Ağarı
Murat Ebruli
Mustafa Akıncı
Mustafa Nur Sezer
Müberra Aktürk
Pinhan
Sami Yaylalı
Selman Maltaş
Sinay Avşar
Talip Sevilay
Tûba Bozkurt
Yağmur İlgün
Yaşar Karayiğit
Ümit Demir
Yusuf Tımarlı
Yusuf Şahin
Zafer Şık
Şevket Çağrı
Şüheda İslâm

Site İçi Arama
Yakinlarimiz
Ahmet Taşgetiren

Firaset net

Altınoluk

Hayrattin Karaman

Hekimoğlu İsmail

M.Fethullah Gülen

M.Es'ad Çoşan

Mustafa İslamoğlu

Gönül Dünyamız

Vehbi Vakkasoğlu

Herkül

Sorularla İslamiyet

Yeni Ümit

Yenidünya Dergisi

Kurtuba Dergisi

Feta Medeniyeti

Değirmen Dergisi

Darulfünun

Filbahar Dergisi

 
Son YorumlarLa Tahzen!!!
güzel günümüz durumuna ve gençliyin ne kadar aceleci ve umursamazlıyıda var ama en azından ya nasip ... (adem)

La Tahzen!!!
Çok beyendim cok güzel bir yazı olmuş ruhuna saglık diyorum ve nedense günümüzdek tek sorun mutsuzlu... (iclal)

Gitmek
Ellerine ve yüregine saglık. Çok manidar bir yazı.Başarılar... ()

Bir Parça Demokrasi Lütfen
İkbal kardeşim yüreğine sağlık..Bu yazıyla yanızca şiirde değil düz yazıda da yetenekli olduğunu isp... (Reyhan Güner)

Şihab
Bilmiyorum “Şihab!”ı kaçıncı haykırışımda yitip gitti sesim benden. “... (İkbalArmağan)

Hakkımızda | İletişim | Körpe Kalem Olmak
2006 (c) KörpeKalemler.com | Her hakkı mahfuzdur.