Ana SayfaAna Sayfa
Untitled Document
Endişem şudur: Bu yaşananlarla birlikte verilen tepkiler, daha öncekiler gibi bir anlık duygu yoğunluğunun vermiş olduğu patlama olup birkaç vakit sonra unutulacak, sönüp kapanacak mı? Katil İsrail yine bu işten, Müslümanları katletmekten kârlı mı çıkacak? Müslüman ölecek, Filistin yine garip kalacak, Katil İsrail’in yüzümü gülecek? Yine bir narkozla, yeni bir gündemle uyuyup, birçoğumuzun hiç çıkmadığı rahat yataklarımıza, refah dolu (!) hayatlarımıza devam mı edeceğiz? Ve yine bu dava birkaç grup Müslüman’ın sırtında mı yola devam edecek? Ne mutlu bu davanın müritlerine…
Davamız Filistin

Dilimizde, sloganlarımızda hep FİLİSTİN... Ecdat yadigârı kutlu diyar.

Kaç yıl geçti, kaç şehit verdi, kaç drama sahne oldu. Müslümanların ortak derdi, yaralı uzvu Filistin - Gazze...

Dünyada zulme maruz kalan, adını, mekânını bilmediğimiz daha nice Müslümanlar var. Tüm insani ihtiyaçlardan mahrum bırakılan, horlanan, ayrıştırılan, eziyet edilen Müslüman… Diğer tarafta, tüm bu zulme sessiz, gamsız ve kayıtsız kalan, köşesine çekilen nice Müslüman fert ve devletler.

Bunun en acı örneği işte gündemimizde ve gözlerimizin önünde.

Ben şuna dikkat çekmek isterim: Bu vakte kadar Müslümanlar zulme karşı (zulmün muhataplarının dışındakiler) sadece birkaç şey yapabildiler. Aşikârdır ki bunların başında meydanlara dökülmek, insan seli oluşturup nefret dolu sloganlar haykırmaktır. Düzenlenen bu mitinglerde bayraklar dalgalandırmak, afişler açmak, bayrak yakmak yine tepkimizin başını çeken tepkilerimizdendir. Bunların yanı sıra "dua" Müslüman’ın elinden gelen en ulvi tepkidir. Bunlar kâfi miydi? Tabii ki hayır... Katil İsrail devletinin, İHH organizasyonuyla Gazze'ye taşımakta olduğu insani yardıma yaptığı haydutça, korsanca, haince, teröristçe hunharca saldırması, Müslümanların dünyaya iki şeyi haykırmasına zuhur etmiştir. Müslüman Müslüman’ın kardeşidir, birbirlerini asla bırakmazlar ve bırakmayacaklardır. Filistin yalnız değildir ve olmayacaktır. Müslüman gerekirse kardeşi için canını, malını feda eder. Şimdiye kadar Müslümanlar kardeşleri için meydanlara döküldüler, bağırdılar, mallarını feda ettiler  ve şimdide canlarını feda ettiler. Bundan sonra gerekirse zalime karşı koymaya hazırdırlar. Eğer zalimin mazlumdan bir korkusu varsa, bu korkusuna korku katsın. Bizlerin artık zulme tahammülümüz kalmadı.

Bu zulüm nereye kadar? Müslümanların bu ayrılığı ne zamana kadar? Kaç İslam beldesinin daha sömürülmesini, katledilmesini bekliyoruz?

Farklı görüşlerde ki toplumlar bile tahrif, edilmiş, batıl bir dava uğruna bir olup birlik olurken, Mutlak Hakikatin davasının peşinde olan biz Müslümanlar, Hak hükmünü cihana yaymak için mücadele eden biz Müslümanlar daha neyi bekliyoruz? Bir olmak için, vahdet olmak için, ihvan olmak için bize mani olan nedir?

Endişem şudur: Bu yaşananlarla birlikte verilen tepkiler, daha öncekiler gibi bir anlık duygu yoğunluğunun vermiş olduğu patlama olup birkaç vakit sonra unutulacak, sönüp kapanacak mı? Katil İsrail yine bu işten, Müslümanları katletmekten kârlı mı çıkacak? Müslüman ölecek, Filistin yine garip kalacak, Katil İsrail’in yüzümü gülecek? Yine bir narkozla, yeni bir gündemle uyuyup, birçoğumuzun hiç çıkmadığı rahat yataklarımıza, refah dolu (!) hayatlarımıza devam mı edeceğiz? Ve yine bu dava birkaç grup Müslüman’ın sırtında mı yola devam edecek? Ne mutlu bu davanın müritlerine…

Allah'ın  mümin kulları o kadar masum, o kadar insan, o kadar medeni ve o kadar nezaket sahibi ki. Fakat kâfir yine kâfirliğini yapmaktan geri durmamıştır ve hiçbir vakit geri durmayacaktır.

Netice: Müslümanlar artık kendi içimizde ki bu ayrılığa sebep olan; siyasi ve etnik ayrılıkları, liderlik ve şöhret sevdasını, mezhep ve ideolojik ayrılıkları, Allah'ın kitabının ve Efendimizin sünnetinin ihmali, gösterişe ve şatafata itimat, mal ve şehvete temayül, düşmanların yaptığı hilelere kanma ve onların arzuladığı yolda ilerleme gibi hatalara son vermelidirler. Birlik ve istikamete giden yol bu hataların telafisiyle mümkün olacaktır.

Adalet ve barışın cihan kapsamında tesisi için, mutlak ve yegâne hakiki usul olan İslam’ın birey ve toplumlara nüfuzu muhakkaktır, gereklidir.

Okunma Sayısı : 61

   
Yazarın Önceki Makaleleri
» İstanbul’uma!
» “Nukat”
» Düşünceler
» İnsan Neden Firavuna Benzer?
» Bir Sayfa Dolusu Saçmalık!
» Senaristler!
» Tulû
» Tespih
» İstanbuluma
» Artık Böyle Mutluyuz
Yorum Ekleme
Adınız E-Posta
Şehir Ülke
Yorum
Henüz eklenmiş bir yorum bulumamadı!
 
Ahmet Taşgetiren
Ali Ramazan Dinç
Emine Şenlikoğlu
Hayrettin Karaman
Hekimoğlu İsmail
Latif Erdoğan
M. Fethullah Gülen
Mahmud Es’ad Coşan
Mehmet Kırkıncı
Mustafa Sungur
Mustafa İslamoğlu
Nazan Bekiroğlu
Osman Nuri Topbaş
Said Özdemir
Sezai Karakoç
Vehbi Vakkasoğlu
Ümit Meriç
Şule Yüksel Şenler

 
Afyoni
Bayram Kusursuz
Birol Topuz
Ceyhun Emre Teoman
Cüneyt Eren
H. İsmail Gazi
M. Sacit Arvasi
Musa Hûb
Ramazan Kerpeten

 
Abbas Erdoğan
Abdulkadir Öğdüm
Abdullah Doğan
Abdullah Kibritçi
Ahmet Albayrak
Ahmet Alp Altay
Ahmet Mersan
Ahmet Solmaz
Ali Keçe
Alper Selçuk
Altuğ Öztürk
Arif Onur Solak
Arzu Cihangir
Aykut Kaya
Ayşe Bağca
Ayşe Koçer
Ayşe Zorlu
Ayşegül Genç
Bay Hiç
Bedri Katipoğlu
Berk Eker
Berna Pak
Bilal Ani
Bilal Atış
Bilal Can
Burak Cem
Bülent Yıldırım
Cahid Sinan Belhi
Can Yılmaz
Cemile Gözde
Cevat Benar
Cihat Albayrak
Cihat Furkan Güler
Danyal Nacarlı
Derman Dertli
Derman Durak
Doğan Polat
Efe Kırmızı
Elif Güvey
Emine Batar
Emine Yavuz
Enes Beşer
Eray Korkmaz
Eren Alp Sıdkızade
Esma Bilben
Eylül Aydan
F.Mehmet Tiyanşan
Fatih Dağlar
Fatih Mehmet Mirza
Fatma Yüksel
Fâtıma Zehra Merinos
Feride Özge Çaylak
Feyza Çubuk
Feyza Yılmaz
Fikriye Turan
Filiz Konca
Fuat Türker
Gül-i Zâr
Göksun Taşpınarlıoğlu Düzcü
Hakan İlhan Kurt
Handan Everest
Hasan Parlak
Hatice Su
Hilal Küçük Özdamar
Hilal Mersan
Hurşit Nasiri
Kadim Dolunay
Kalender Yıldız
Kemal Baş
Kübra Doğan
Lâl-i Rehgüzâr
Lâle Yârâ
Levent Çakıroğlu
Leyla Karaca
M. Ebuzer Gülter
M. Lübeyne Bal
M.Sait Konar
Mahmud Celal Özmen
Meftun–ı Gül
Mehdi Akan
Mehmet Akif Yazılıtaş
Mehmet Kızılay
Mehmet Yaşar Genç
Mehmet Şar
Melek Ulusoy
Muhammed Esiroğlu
Muhammed Meriç
Murat İlktur
Musa Karakaya
Mustafa Kurt
Mustafa Nazif
Oğuzhan Gencer
Osman Girgin
Rabia Çağlayan
Raziye Betül Çetin
Reyhan Güner
Rıfat Araz
Sami Rencber
Sare Nokta
Sarper Sağlam
Seda Atmaca
Sefa Toprak
Seher Ortaöner
Selami Ay
Selim Doğan
Selma Sezen
Sezer Çalışkanoğ
Sümeyra Aktaş
Sümeyra Demir
Tûbâ Hacılarlı
Uğur Akdin
Veysel Türk
Yağmur Muhacir
Yakup Emrah
İbrahim Akın
Yelda Adley
İkbâl Betül Armağan
İnci Okumuş
İrfan Yeral
Yusuf Eralp
Yüksel Acar
Zeynep Çayır
Zeynep Çoşkun
Zeynep Şimşek
Ziya Paşa Akyürek
Züleyha Çay
Zümre Altan
Ömer Ekinci Micingirt
Ömer Faruk Erdem
Ömer Şahinli
Özge Çaylak
Öznur Altıntaş
Şahan Coker
Şerif Aydın

 
Abbas Akpolat
Arzu Durmuş
Aysun Yollardagezer
Ayşegül Tûlû
Cemal Kaya
Eda Aktaş
Elif İşyar
Eyyup Yaşar
Fatma Altuner
Ferhat Bayraktar
Gül Nisa
Harun Ata
Hasan Meydan
Hülya Yücel Ergün
Kevser Banu
Melek Koçak
Meryem Seval Ağarı
Murat Ebruli
Mustafa Akıncı
Mustafa Nur Sezer
Müberra Aktürk
Pinhan
Sami Yaylalı
Selman Maltaş
Sinay Avşar
Talip Sevilay
Tûba Bozkurt
Yağmur İlgün
Yaşar Karayiğit
Ümit Demir
Yusuf Tımarlı
Yusuf Şahin
Zafer Şık
Şevket Çağrı
Şüheda İslâm

Site İçi Arama
Yakinlarimiz
Ahmet Taşgetiren

Firaset net

Altınoluk

Hayrattin Karaman

Hekimoğlu İsmail

M.Fethullah Gülen

M.Es'ad Çoşan

Mustafa İslamoğlu

Gönül Dünyamız

Vehbi Vakkasoğlu

Herkül

Sorularla İslamiyet

Yeni Ümit

Yenidünya Dergisi

Kurtuba Dergisi

Feta Medeniyeti

Değirmen Dergisi

Darulfünun

Filbahar Dergisi

 
Son YorumlarLa Tahzen!!!
güzel günümüz durumuna ve gençliyin ne kadar aceleci ve umursamazlıyıda var ama en azından ya nasip ... (adem)

La Tahzen!!!
Çok beyendim cok güzel bir yazı olmuş ruhuna saglık diyorum ve nedense günümüzdek tek sorun mutsuzlu... (iclal)

Gitmek
Ellerine ve yüregine saglık. Çok manidar bir yazı.Başarılar... ()

Bir Parça Demokrasi Lütfen
İkbal kardeşim yüreğine sağlık..Bu yazıyla yanızca şiirde değil düz yazıda da yetenekli olduğunu isp... (Reyhan Güner)

Şihab
Bilmiyorum “Şihab!”ı kaçıncı haykırışımda yitip gitti sesim benden. “... (İkbalArmağan)

Hakkımızda | İletişim | Körpe Kalem Olmak
2006 (c) KörpeKalemler.com | Her hakkı mahfuzdur.