Yıllar oldu sesini duymayalı
Gözlerine dokunmayalı yıllar
Unutmak bir kere bile geçmedi içimden
Susuzluğu unutmak gibiydi seni unutmak
Mısralar
Sonsuzluğa giden şu yolda
Bir mızrak gibi delip geçince kalbimi
Sessizlik kafamın içinde uğuldamaya başlayınca
Değdiğim her karesi şu şehrin sen olunca
Gitmek düştü bana
Kızmamalısın
Giderken
Senin hatıralarına ihanet eden
Şu keşmekeşten kaçıyorum aslında
Gitsem unutabilir miyim seni
Şehri bir fon müziğinde kaybedip gitsem
Ardımda umuttan bir kırıntı dahi bırakmadan
Kulaklarımda çınlayan sesini
Ruhumun çektiği fotoğrafını
Defterimde yazılı duran duyguları bıraksam denize
Mendile sarılı saçlarını teslim etsem rüzgâra
İçinde bulunduğum bu anı
Geçmişten kopartıp gelecekle bağlasam
Hissiyatsız bir robot olmayı denesem
Kulak asmasam duyduğum seslere
Koyu kahverengi gözlerine benzeyen gözlere
Değmese gözlerim
Ürpererek uyanmasam
Uyandıran saatime kızmasam
Unutabilir miyim seni?
Unutamam gülüm!
Bağ-ı İrem’i unutamaz bülbül
Gülden ayrı yaşayamaz
Gülün açmadığı yere gitsem
Meftunu olduğum gülşenden kaçsam
O eski bahçeden arta kalan
Kurumuş dallarda dolaşsam sonsuza kadar
Seni beklesem
Gözlerinde ışık, yanağında jale
Beni bekleyen seni beklesem
Sana kavuşacak zamana dua hazırlasam
Dua dua sana yakınlaşsam
Yakınlaştıkça hatırlasam
Unutmasam
Unutamasam
Unut deme bana
Unutamam gülüm!
Bakma öyle ...
Mutlu anlara düşen sepya rengiyle
Sende beklememi istiyorsun
Dudağından taşıp kulağıma fısıldayan
Bizim şarkımız mahur ahengiyle
Buhurdan gibi tüten sevdaları damıtamıyorum
Sorgu suallerinden bıktım dünyalıların
Topuklarımı ıslatmayan meselelerde
Boğulduklarını gördükçe insanların
Bir şiire yakışmayacak en onmaz kelime bu olsa da
Nefret ediyorum senden başka her şeyden
Nefretimi sen anlayabilirsin sadece
Gülşenlerin içinde
Bir sen anlayabilirsim gülüm beni
Saraylara değişmeyeceğim tahtım senin yapraklarında
Soldu diyorlar senin için
Hazan mevsimi ile toprağa düştü
Yeni bir umut türküsü mırıldanmalıymışım
Yeni bir gül koklamalı
Sana verdiğim sözleri mahşere bırakmalıymışım
Bu alfabe beni anlatmıyor
Beni kanatıyor gülüm
Gül dedikleri, bir sözü ile
Kalbimi kırıyor gülüm
Bu bahçenin gülleri sana benzemiyor
Kimse sana benzemiyor gülüm
Hiçbiri senin gibi merhaba demiyor mesela
Günaydın dediğimde senin gibi gülmüyor
Umut saçan konuşmalar
Her şeyi unutturan şiirler söylemiyorlar
Şimdi gülüm seninle yaşarken nasıl öleyim?
Söyle şimdi ben hangi gülşenin kapısını çalayım?
Beni anlamadığını göre göre,
Hangi gülün rengine bürüneyim?
En iyisi gülüm;
Sorulardan kaçıp?
Ünlemlere sığınayım!
Okunma Sayısı : 114
|