Editörden...
Eylül...
Memleketimizin her güzide şehri yazın o monotonluğundan cıvıl cıvıl bir şehriyarının içine salık verir Eylül. Artık yoğun bir yalnızlık hissi veren bomboş sokakların, ıssız ve izbe okul bahçelerinin yerini bir telaş, bir hareket, koşuşturmaca alıvermiştir insanı eylül ayının günlerinde… Durgun bir nehri hatırlatan şehirlerimiz bu haliyle çılgın bir şelaleye ne kadar da rahmet okutturuyor insana bilmem farkında mısınız! Devam



Eylül 2008 Sayı 27
Arşiv
-Ramazan’da Günah İşlemek (1)- > (Musa Hûb)
“Ramazan ayına saygı gösterin, ondan korkun! Çünkü o, Şehrullah’tır (Allah’ın ayıdır)…” buyurmuşlardır.[1] Daha pekçok sebepten dolayı çok büyük, çok derin bir saygıya layıktır, hakiki bir hürmete müstehaktır. Çünkü İslam şeâirine hürmet, Allah’ın emridir. İslam şiarlarına hürmet ise farzdır, bu farza riayet sırf hayırdır[2] ve bu hürmet, kalplerin takvasındandır.[3] İslam şeâirine hürmetsizlik ise dinen haramdır, yasaklanmıştır.[4] Mübarek zaman dilimlerine saygı göstermek ise, önce o vakitlerde günah işlememekle olur; asgarîsi budur.. sonra o vakitleri ibadetle değerlendirmekle olur; ibadetler de, iman derecesine göre az veya çok olur. Devam
Kafir Hakir, Zalim Beter Oldu! > (Afyoni)
Arş arş sınır tanımazcasına hicret edenlerin Ensar’ı Hz.Muhammed’dir (s.a.v) ! O halde aradığımız bu değil miydi ?! Bizde hicret etmek isteriz Hz.Muhammed’in gönül beytine ! Ve keşke o yolda bize talim ve terbiyelerinden ders kalsaydı. Zira O Yüce Pâdişâhın karşısına çıkmadan önce edeb ve adabı , ilim ve irfanı, kalem ve kelâmı, hatib ve hitâbı iyice özümsememiz lazımdır ! Buna rağmen hatalarımız, günahlarımız, kahr içinde sefalarımız olacaksa onların ellerine yapışalım ve bizlerin Allah Rasulu’nun (s.a.v) huzurunda yaramaz körpe cahiller olduklarımızı söyletip bizler içinde af dilenmelerini intizar edelim. Devam
Yirmi birinci Asrın İlk Çeyreği Ve Ötesi > (Bayram Kusursuz)
Nereye bakmalıyız öyleyse! “Ufka bakmak ve bazı şeyleri iyi görmek gerekir. Meselâ, ilim, teknik, sanat ve medeniyet alanlarında Batı’nın ürettiklerini takdirle karşılayıp baş tacı etmek lâzım olduğu kadar, Avrupa'nın ihtiyarladığını hatta Amerika'nın da bir ölçüde yaşlandığını görmek lâzımdır. Bugün için semada parlayan bir güneş gibi görünüyorlarsa da bu güneş guruba (batmaya) yaklaşmıştır. Türkiye ise şafak emareleri ufkunda parlamaya başlamış, yeniden diriliş süreci yaşayan, dinamik ve genç bir devlettir. Onların göz almakta olan parlaklığına değil, yeni parlamakta olan ve gelecekte parlaması muhtemel şeylere bakmalıdır.” Devam
Dost > (Birol Topuz)
Ruhumun diğer yarısı o. Herkesin terkisinde az çok olan, fakat hakkıyla herkese nasip olmayan akçe. Zordur her kul için Gar-ı Yar (radıyallahu anh) nispetinde bir yoldaş bulmak zira. Keyfiyet ve kemiyet dengelerini alt-üst eden değer o. Herkesin alay ettiği dönemde, tek başına ‘O dediyse doğrudur’ diyen tek, galiptir nice topluluklara hem de Hak katında. Sevgisiz dostluk fehmi, dikensiz güle eş, o nispette zor ve de imkansız. Karşılıklı anlayıştan yoksun dostluk virane. Dostta faniyet anlayışıdır ki onun ebedi yanı. Devam
Üfleyen Şiir’inden > (Bilal Can)
yine de tene yöneldim. püsküren bir yanardağ gibi lav akıttım her yanımdan öleyim diye isteğimden önce sonra da cana kesildim alevli bir nikap ararken sivri demirler batırdım sayfalara. ol tabib ver sözümü. Devam
Büyük Endişe! > (Burak Cem)
Eksilerek yaşıyor zamanı Ve eksilince yaşlanıyor insan Belki de bunun için ölüyor; ölmeyi kendine vazife sayarak.. Ölünce zahirden sesler de tükeniyor Derinlerden uğultuya kapanarak Kapanıyor olup bitenlere Bir büyük endişeyi de yanına alarak.. Devam
Deprem Günlüğü... > (Cevat Benar)
Şimdi bunlara, Yıkılan evler, çadırlar, yollara düşen insanlar Feryatlar, gözyaşları, acılar eşlik ediyor… Göçmen kuş cıvıltılarına İnsan feryatları, Acı iniltileri Yürek yakan ağıtlar karıştı. Sararan yaprakları enkaz tozları örttü. Düğün kornalarının yerini ambulans sirenleri Stadyumda sevinç çığlıklarının yerini derin bir hüzün aldı. Enkaz yığınları yükseldikçe yükseliyor. Devam
Söz > (Cüneyt Eren)
O da sevmişti yakışıklı delikanlıyı. O da güzeldi. O da güzel bir yürek taşıyordu. Saf, duru, katıksız bir sevgiydi onların sevgisi. Hani o anlatılması güç olan türdendi bu sevgi. Hani sızı olan yürekte. Tarifi yapılamayan yüreğin, derinliklerinde sır olan sevgi.Çok sevmişlerdi. Gördükleri anda sevmişlerdi. Eskiyen yılların ardından, gördükleri ilk anda vurulmuş, eskimeyecek bir sevgiyle sevmişlerdi. Devam
Devr-i Alem > (Fatma Yüksel)
Deveran edip dururken dakikalar, gidenlere ağlarız hep gidenler giderken. Çark-ı feleğin altında yaşanan acılar, sevinçler, gülmeler, ağlamalar, sevmeler, darılmalar ve dahası. Kimselerin görmediği, kimselerin bilmediği şeyler döner. Dertleri dağlar kadar olup ta şifa dağıtan gönüller gezer. Yüreğine gizlediklerini sır edipte sır olup giden yürekler gezer. Devam
Mukabele Et Sessizliğime... > (Fâtıma Zehra MERİNOS )
Ey merhamet ipi! Ateşdîde yanışlarıma yakınlaş. Hapsime beraat ver, düşsün davam aşk kayıtlarına. İlâhîce bir makamdan icra edilsin ayrılık nota nota. Aşk hatırına iftirâkın her hecesi kudsî. Neydi bütün aklıma takılan muamma? Beni perişan eden, ömrümü kemirerek dişleyip tüketen? Her anıma yazılmış bir hesabı ödemek fikri, fakirlikten ziyade yoksul etti beni. Derunum boşaldı ortalıklara. Zîr ü zeber ahvâlin kırık havasında, gelesin diye bekledim. Bekledim dedim ama beklediğimi dahi bilemedim. İnsan neyi beklediğini bilmiyor çokça. Gelecek olana ülfet, gidecek olana uğur ola; böyle açıldı o eşsiz yara. İp, yaraya dokundukça acır mı? Merhametin devasıdır iyi gelecek devasa hummaya. Devam
Ne Yaptığımızı Zannediyoruz? > (Filiz Konca)
Tabii bu emir sadece Rasulullah Efendimizin kendi dönemiyle, kendi hayat süresiyle sınırlı değildir. Rasulullah Efendimizin Müslü­manlar adına aldığı kararlar kıyamete kadar geçerlidir. Rasulullah Efendimizin sünneti kıyamete kadar bizim için bağlayıcıdır. Allah’ın Resûlü kıyamete kadar tek otorite insan olarak kalacaktır. Bir insanın gerçek Müslüman olup olmadığına bu otoriteyi kabul edip etmediği, bu otoriteye itaat edip etmediği belirleyecektir. Ona itaat edenler mü’min, itaat etmeyenler de kâfir sayılacaktır.” Devam
Farklı Bir Mevsim... > (Levent Çakıroğlu)
Öyle bir Miraç Gecesi’ne varışımız vardı ki; Ramazan ayındaydık sanki o akşam iftar sofrasında. Ruhlarımız o gece belki Ramazan’ı Miraçlaştırmıştı uhrevi dünyamızda. Öylesine bereketliydi ki her şey, “rahmet” işte ben evveli müjdeliyorum diyordu içinde bulunduğumuz atmosferde. Gece yeni başlıyordu aslında. Mevsimde yeni başlıyordu. Hissediyorduk “farklı bir mevsime” doğru yelken açan halet-i ruhiyyemizin günah deryalarından yelken alışını. Ve acziyyetimizi hissediyorduk gecenin son demlerinde sunarken tesbihimizi... Devam
Risâle-i Hamîdiyye / Hz. Muhammed (sav) > (M.Sait Konar)
Yaratıcısının gösterdiği rehberlikten uzak kalan insanoğlu varlığın anlamını bulmada eksik kalacak ve hayatı güzelce yaşamakta kusurlardan kurtulamayacaktır. Her şeyi var eden ve her şeyi bilen Sonsuz Varlığın hazır bir iksir gibi sunduğu bilgiden ve doğru rotadan mahrum kalan biçare insan kendi kısır bilgisiyle iki cihan saadetine ulaşamaz. Olsa olsa sadece bu dünyada batınî elemlerle dolu zahirî bir saadet yaşayabilir ancak. Devam
Sorumluluğun Önemi Üzerine… > (Mahmud Celal Özmen)
Asıl anlaşılması gereken de işte bu yanılgı ya da yanılgılar toplamıdır, zira namazı nasıl ki kılınması için başkasına havale edemiyor isek diğer hükümleri de geleceğe ve başkalarına havale etme yetkimiz yoktur. Bu yük istesek de istemesek de omuzlarımızdadır. Bize kalan ise sadece ve sadece bir seçimdir… Hükmün muhatabı olduğumuzu unutamayız. Çünkü unutulmamalıdır ki, yerine getirilmeyen her hükmün yerine başka bir hüküm uygulama alanına girmiştir ve dolaylı da olsa yapılmayan bir işin yerine ertelenerek ya da geçiştirilerek yapılan bir başka işin ecrine talip olunmuş böylece de bir başka ecirden vazgeçilmiştir… Devam
Kardeşlik... > (Meftun–ı Gül)
Müslümanlar birbirini korumalı, gözetmeli yardım elini uzatmalıdır. Kişi, sadece kendi cemaatinden, tarikatından, derneğinden, yöresinden, mahallesinden olanlara, karındaşı olanlara böyle yaklaşmamalı. Din kardeşliğiyle bağlı bulunduğu bütün ‘büyük ailesi’ni böyle kucaklamalıdır. Fakat yetiştirilme tarzımızla, modern hayata ayak uydurma adına öğrendiklerimiz çakışınca davranış alaboraları yaşar olduk. Devam
Akıl Hastalığı > (Rasit İsmail)
Onca sistemler, felsefeler, çabalar, hepsi hiçe çıktı. İnsan aklı insanı anlayamadı. İnsan aklından hiçbir yardım göremedi. Çırpındıkça daha da beter battı. Halbuki akıl yardım etmek için vardı insana… Yüzme bilmeyenin çırpınması onu daha da batırır ve boğar. Yüzme bilen ise hiç çırpınmadan durur suyun yüzeyinde. Akılcılığın elinde akıl yüzmesini bilmeyenlerin kol ve bacakları çırpındıkça batmasına sebep oluyor. İnsan yüzme öğrenmek yerine derya ya atılıp çırpındı, aklını kullanıp çırpındıkça yine battı… Devam
Kelimeler... > (Sare Nokta)
mükerrer hüzünlerle gelir güneş, leylimin seherine, kelimelerin hıçkırıklarına boğulmuş sessizlik ve ahirinde duaya bürünmüş nefes… ey yakınımdaki can acım, hiç bir söz kıymadı benim yürek mâbedime, sessizliğim hiç bu kadar yakınlaşmadı isyanın bahçesine… Devam
Tedirgin! > (Sezer Çalışkanoğ)
Sistemsiz ve istemsiz yaktığın ateşlerde can verebilmelisin Sürtündüğün toprakların, terazisinde ağır gelebilmelisin... Yansıyan tedirginliğine inat... Devam
Ait Olduğumuz Yer > (Sümeyra Demir)
Muradımız, muradının gölgesinde nazenin bir çiçek… Muradımız, yaprak yaprak ümitlerimizi arz ediyor sana… Gözyaşlarımızla suladık nicedir ihtimamla… Senin ne vereceğini bilmeden istedik, yine istedik… Asla ümit kesmedik, hep istedik seni… Muradımız Sensin! Arzumuz Sen! Dileğimiz Sendin, hâlâ Sen! Aciz ellerimiz, yok kadar boş… Ne istersek isteyelim Senden, isteklerimizin sonu Sende sonlanır… Baştan Seni isteyelim biz… O gün için isteyelim… Devam
Tasavvuf! > (Ümit Demir)
Sonuç olarak tasavvuf yolunda gitmeye çalışanlar sadece kitab ve sünnet ölçüsünde, sahabelerin ve Allah dostlarının hayatları denkliğinde İslam’ı yaşamaya çalışır. Zühdleri, fakrları, hüzünleri hep insan-ı kâmil olma yolunda aşamalardır. İnsanı, hani cihad vakti, feragat vakti geldiğinde "ama benim bağım bahçem var, ama benim çoluk çocuğum var, ama benim güzel maaşlı bir işim var" bahanelerinden hatta belki şirklerinden uzak tutup da dost "haydi" deyince "nereye" diye sordurtmayacak ruh haline kavuşturmaktır amaç! Devam
 
Ahmet Taşgetiren
Ali Ramazan Dinç
Emine Şenlikoğlu
Hayrettin Karaman
Hekimoğlu İsmail
Latif Erdoğan
M. Fethullah Gülen
Mahmud Es’ad Coşan
Mehmet Kırkıncı
Mustafa Sungur
Mustafa İslamoğlu
Nazan Bekiroğlu
Osman Nuri Topbaş
Said Özdemir
Sezai Karakoç
Vehbi Vakkasoğlu
Ümit Meriç
Şule Yüksel Şenler

 
Afyoni
Bayram Kusursuz
Birol Topuz
Ceyhun Emre Teoman
Cüneyt Eren
Musa Hûb

 
Abdullah Doğan
Abdullah Kibritçi
Ahmet Albayrak
Ahmet Solmaz
Ayşegül Genç
Bay Hiç
Bilal Can
Burak Cem
Can Yılmaz
Cemal Kaya
Cevat Benar
Elif İşyar
Eyyup Yaşar
F.Mehmet Tiyanşan
Fatma Yüksel
Fâtıma Zehra MERİNOS
Filiz Konca
Hasan Meydan
Levent Çakıroğlu
M.Sait Konar
Mahmud Celal Özmen
Meftun–ı Gül
Meryem Seval Ağarı
Murat Ebruli
Murat Küçükçifci
Mustafa Nazif
Müberra Aktürk
Pinhan
Rasit İsmail
Sare Nokta
Sarper Sağlam
Seher
Sezer Çalışkanoğ
Sümeyra Demir
Taha Süren
Yaşar Karayiğit
Ümit Demir
Yüksel Acar
Zafer Şık
Zehra Öner
Züleyha Çay
Ömer Ekinci Micingirt
Şahan Coker
Şerif Aydın

 
Abbas Akpolat
Alperen Ölmeztürk
Arzu Durmuş
Aysun Yollardagezer
Ayşegül Tûlû
Eda Aktaş
Ersin Dursun
Fatma Altuner
Ferhat Bayraktar
Gül Nisa
Gönül Gündoğdu
Harun Ata
Hatice Su
Hülya Yücel Ergün
Kevser Banu
Kübra Aytekin
Melek Koçak
Mustafa Nur Sezer
Nehir Aydın
Oğuzhan Gencer
Sami Yaylalı
Sefa Şengül
Selman Ertaş
Selman Maltaş
Sinay Avşar
Talip Sevilay
Tûba Bozkurt
Tûba Köprülü
Yağmur İlgün
İkbâl Betül Armağan
İnci Okumuş
Yunus Emre Tozal
Yusuf Şahin
Şüheda İslâm

Site İçi Arama
Yakinlarimiz
Ahmet Taşgetiren

Firaset net

Altınoluk

Hayrattin Karaman

Hekimoğlu İsmail

M.Fethullah Gülen

M.Es'ad Çoşan

Mustafa İslamoğlu

Nazan Bekiroğlu

Gönül Dünyamız

Vehbi Vakkasoğlu

Herkül

Sorularla İslamiyet

Yeni Ümit

Yenidünya Dergisi

Darülfünûn

Kurtuba Dergisi

Filbahar

SeyyidMuhammedEfendi

Feta Medeniyeti

Değirmen Dergisi

Müsvedde

 
Son YorumlarCennete Lâyık Bir Kıymet Almak
MUHTEREM HOCAM YAZINIZ İÇİN ALLAH RAZI OLSUN. RABBİM SAĞLIK SIHHAT VERSİN. SİZİ HİÇ GÖRMEDİM SOHBETİ... (DURSUN ÇIN)

Ey Nebî
HOCAM ALLAH RAZI OLSUN. BÖYLE ŞİİRLERE YAZILARA RUH DÜNYAMIZIN CANLANMASI ADINA ÇOK İHTİYAÇ DUYUYORU... (dursun)

Farklı Bir Mevsim...
Gurbet ve hicretin herseyi minimum seviyeye indirip insana sok yasatan bir hali var. Tabi bu gurbet... (Rasit Ismail)

Farklı Bir Mevsim...
kalemine yüreğine sağlık cakırım çok güzel bir yazı olmuş.... yürekte hissedilince duygular kalemede... (Ahmet Faruk)

Dost
Dostluk ansiklopedisi gibi yazi, dostluk hakkinda hersey var, cok kapsamli ve hikmetli. Dost Allah... (Rasit Ismail)

Yirmi birinci Asrın İlk Çeyreği Ve Ötesi
Butun o gunlerin gelmesininin anahtari entegrasyondan geciyor. Cubuklari demet yapip kirilmadigini ... (Rasit Ismail)

Kelimeler...
leyl'in sönmeyen ışıltısında noktalar yeniden heceliyor kelimeleri. eyvallah. (suskun)

Akıl Hastalığı
yazılarınıza yetişemiyoruz, güzel olmuş kaleminize bereket, ve tebrikler.Allah dan, selim bir akıl i... ()

Kardeşlik...
Bilemem ki insanlar neden bu iki kardes gibi degiller. Bilmem ne olmus bunlara. Bilmem ne bunlar. ... (Rasit Ismail)

Tasavvuf!
Biraz onceki yorumda zahiri ilimleri fazla ogrenmeden arif olan bir veliden soz ettim. Bu Hak. Ama... (Rasit Ismail)

Hakkımızda | İletişim | Körpe Kalem Olmak
2006 (c) KörpeKalemler.com | Her hakkı mahfuzdur.